Biyografi

Ali Zafer
ŞiMŞEK

Yazar Ali Zafer ŞİMŞEK 1967 Ankara Doğumludur Aslen Sivaslıdır.

İlk Orta ve Yüksekokulu Ankara' da okumuştur. 1990-2011 yılları arasında TSK' da görev yapmış eğitimci kadrosundan emekli olmuştur. 2011-2023 yılları arasında değişik ünvanlardaki şirketlerde yöneticilik yapmıştır.

Bordo Bereliler Suriye Filmin' de askeri konsept danışmanlığı, Pirsu Kitabı' nda editörlük yapmıştır.

"Bir Silahın Hikayesi" ve "Çakıl Taşlarına Düşen Gözyaşları" kitaplarını yazmış halen "Gölgelerin Oyunu" Romanına devam etmektedir.

Yurt sevgisini, Vatan sevgisini, Bayrak sevgisini, Cumhuriyet sevgisini ülkü edinmiş bu amaçla yaşamaktadır.

Yazar derki; Okumak, yemek içmek gibi olmalıdır. Aklımızı, zihnimizi, düşüncelerimizi, fikir sahibi olmamızı, çevremizden saygı ve sevgi görmemizi okuyarak sağlayabiliriz.

Kaybolan hayatlara, silinen insanlara, kirlenen dünyamıza duyarlı olalım

Sevgilerimle Ali Zafer ŞİMŞEK

KİTAPLAR

deneme kapak+.cdr

Bir Silahın Hikayesi

Mart 2025

- Neredeler...
- Karşıda oturuyorlar komutanım.
- Tamam, teşekkür ederim.
- Sinan, sen benimle gel!
- Emredersiniz.
Komutanla beraber vatandaşların yanına doğru yürümeye başladık. Konuşmuyordu, yüzü gergin düşünceliydi. Bir adım gerisinden takip ettim. Birkaç adımdan sonra, bana döndü;
- Hangileri evladım?
- Kırmızı kazaklı babası, yeşil mantolu annesi...
- Tamam
Adımları iyice yavaşladı... Omuzlarının düştüğünü fark ettim.
- Merhaba babacığım, merhaba anneciğim...
Önce komutana doğru baktılar. Sonra bana...
İçlerinden geçenleri kim bilebilir ki?
- Aleyküm selam oğlum...
- Şehidimiz; son nefesine kadar, cesurca çarpışmış. Diğer arkadaşları için kendini feda etmiş. Başımız sağ olsun... Arkadaşlarından bazıları şimdi aramızda, yaralı olanlarında durumları iyi, hastanede tedavi oluyorlar...
Oğlunuzla gurur duyuyoruz. Artık o tüm vatanın evladı olmuştur...
WhatsApp Image 2026-03-03 at 19.43.24

Çakıl Taşlarına Düşen Gözyaşları

Şubat 2026

Yaşlı adam el feneriyle dışarı çıktı. Beni görünce elindeki feneri yüzüme tuttu. “Sen de kimsin böyle?” dedi. Bitkindim. Yorgundum. Üşümüştüm. Ne havlayacak ne de kaçacak gücüm vardı. Ben tepki vermeyince elindeki fenerin ışığıyla tüm vücudumda gezindi...

- Sen birisinin köpeği olmalısın? Hmmm. Tüylerin bakımlı ve parfüm kokuyor. Belli ki bir yerden kaçmışsın? Ya da yolunu kaybettin? Yoksa senden bıkıp dışarı mı attılar.

İçeriden bizi izleyen köpeği şevkle havlamaya başladı.

- Hev hev hev
- Sus Kara!

Yaşlı adamın gözlerine baktım, sevgi doluydu. Karşılığını hemen verdim. Kuyruğumu sallamaya başladım. Yere sırt üstü yatıp karnımı gösterdim.

- Sen kızsın! Karaaaa, neden hev hevlediğin şimdi anlaşılıyor.

Başımı ön bacaklarımın arasına alarak kirpiklerimi açıp açıp kapattım. Bu taktiği annem öğretmişti. “İnsanoğlu dayanamaz buna” demişti. Ben de tam tamına öyle yaptım. Sonra bir sessizlik oldu. Adam eğildi, başımı okşadı.

- Ne şirin şeysin sen böyle! Karaaaa arkadaşına kapıyı aç bakalım! O günden sonra oradan hiç ayrılmadım. Kara’ya eş, kulübesine bekçi oldum...

‘Bir Hayat Bir Senaryo’

ALİ ZAFER ŞİMŞEK